Nil Karaibrahimgil

11 Ekim 2009 Yazan admin  
Kategori biyografiler

 

Nil Karaibrahimgil dinleyenleri başka dünyalara götüren büyülü sesiyle Türk Pop müziğinin son zamanlarda kazandığı en büyük yeteneklerinden birisidir. Müzisyenlerle dolu bir ailenin üyesi olması yakaladığı büyük başarının tesadüf olmadığının en büyük ispatıdır.

1976 yılında Ankara’da doğan Nil Karaibrahimgil, 22 yaşına geldiğinde okuldan arta kalan zamanlarında Reklamevi’nde metin yazarı olarak çalışmaya başladı. 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra reklam sektöründe çalışmaya devam etti. Altına imza attığı bazı reklamlarla Kristal Elma ödülleri kazanan Nil, ayrıca iki robot arasındaki aşkı anlatan Algida’nın “Aşkımla Erir misin?” adlı reklam müziğini seslendirerek de dikkat çekti.

Babası Suavi Karaİbrahimgil “Müzikomani” adlı parçasıyla geçmiş yıllarda büyük bir başarı yakalamıştı. On yıl ara ile Gurbetçi ve Biz Sizi Ararız adlı albümlerin altına imza atan Suavi Karaibrahimgil, 1992 yılında son stüdyo çalışması sırasında minik kızı Nil’i en fazla etkileyen isimlerden biridir. O zamanlar 16 yaşında olan Nil büyük bir popstar olmayı kafasına koymuştu.

Nil’in amcası Selami Karaibrahimgil ise Türk Pop Müziğine bir zamanlar damgasını vurmuş hatta dönemin en büyük isimlerinden Ayşegül Aldinç’le ülkemizi Eurovision Şarkı yarışmasında temsil etmiş olan Modern Folk Üçlüsü’nün üyelerinden biridir. Modern Folk Üçlüsü’nün aktif müzik yaşamı sona erdikten sonra Türkiye Turizm Ateşesi olarak çalışmalarına devam eden Selami Karaibrahimgil ise Nil’i bu konuda etkileyen en büyük ikinci isimdir.

22 yaşındayken okuldan arta kalan zamanlarında Reklamevi adlı reklam ajansında metin yazarı olarak çalışmaya başladı.(Reklamevi Sertab Erener’in kardeşi olan Serdar Erener’e ait.) 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra reklam sektöründe çalışmaya devam etti.

Altına imza attığı bazı reklamlarla sektörün oskar ödülleri olarak kabul edilen Kristal Elma ödüllerine layık görüldü. (Hüner Margarin ve First Duo reklamları) Ayrıca iki robot arasındaki aşkı anlatan Algida’nın “Aşkımla Erir misin?”adlı reklam müziğini seslendirerek dikkat çekti. Televizyonlarda sık sık gösterilen Bellona, Trendy&Friendly reklamının müziği de Nil’e ait. (Bellona’yı seslendiren isim Göksel’di.)

Nil Karaibrahimgil için asıl dönüm noktası Hazırkart reklamlarından sonra başladı.Reklamda bir anda tüm Türkiye’nin diline dolanan “Ben Özgürüm” adlı parçayı seslendiren Nil insanlar tarafından Özgür Kız olarak tanındı. Reklamın daha sonraki bölümlerinde Nil’e pop müziğin en başarılı isimlerinden biri olan Tarkan eşlik etti.

2002’de Tarkan’ın başarısında büyük imzası olan Ozan Çolakoğlu ile biraraya gelen Nil Karaibrahimgil Sony Müzik ile bir anlaşma imzalayarak ilk albümü için kolları sıvadı. Seslendirdiği reklamlarla zaten büyük bir kitlenin hayranlığını kazanan Nil’in albümü zaten beklendiği için hiç de sürpriz olmamıştı.

Nil Dünyası adlı albümden ilk klip parçası “Extra Large” ve daha sonra “Rüzgar” ve “Kek” adlı parçalarla pop müzik dünyasında önemli bir yer edinmiş ve kalıcı olacağının ilk sinyallerini vermiştir.

Çıkardığı ikinci albüm “Nil FM”deki tüm şarkı söz ve müzikleri kendisine ait olan şarkıcı, albümün çıkış ve klip parçası “Gitme Yoksa” ile müziği ve etkileyici sözleriyle yayınlandığı ilk gün hit olmayı başardı. “Akbaba” ve “Ben Aptalmıyım” şarkılarıyla da sevenlerinin beğenisini topladı. Son albümü “Tek Taşımı Kendim Aldım”ın çıkış şarkısı “Pırlanta” adeta bir marş oldu.

Nil Karaibrahimgil, yeni albümü “Nil Kıyısında”yla kendini adeta yeniden keşfediyor. Sonuç: Bugüne kadar yazılan en güzel Nil şarkıları. “Bu albümü hazırlarken, Paulo Coelho’nun Piedra Irmağı’nın Kıyısında Oturdum Ağladım kitabındaki gibi kendi içimde kıyılara indiğimi farkettim ve insanları oraya çağırıyorum.” diyen Nil Karaibrahimgil, yeni albümünde önceki albümlerindeki klasikleşmiş söylemlerini bir kenara bırakarak daha farklı, olgun, iç hesaplaşmaları ağır basan ama samimiyeti de asla elden bırakmayan bir kadın portresi çiziyor.

Nil’in “en güzel albümüm” dediği yepyeni çalışması “Nil Kıyısında”nın prodüktörlüğünü “Ben Özgürüm” ve “Masal” şarkılarında da Nil’le beraber çalışmış olan Alper Erdinç üstlenirken, mix çalışmalarını Londra’da yaşayan ve Depeche Mode, Simply Red gibi büyük isimlerle çalışan Michael Zimmerling gerçekleştirdi. Mastering çalışmaları da yine Londra’da gerçekleştirilecek olan albümde bir de misafir sanatçı var. Albümün favori şarkılarından “İlla”da değerli sanatçı Mazhar Alanson, Nil Karaibrahimgil’e eşlik ediyor.

Pınar Aylin

22 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori biyografiler

1972 yılında İzmir’de doğdu. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunu. Müzik kariyerine başlamadan önce, TRT İzmir Televizyonu ve çeşitli özel kanallarda sunuculuk ve yapımcılık deneyimleri var. Bir kamyonetin arkasında çektiği ve oldukça sevimli göründüğü “Deliler Gibi” şarkısının klibiyle bir anda şöhreti yakaladı.

Müziğin yanı sıra, sunuculukluk da onun sevdiği bir alan. Geçtiğimiz günlerde, bir sabah programında sunuculuk yaptı. Ama yeni albümünün çalışmalarına konsantre olmak için bu görevi bıraktı.

Yalan Rüzgarı’nın yakışıklı Dany’si, Michael Damian’la yaptığı düet, müzik kariyerinde önemli bir aşama oldu. Damian’ın, albümünü dinlediği Türk kadın vokaller arasından kendisini seçmiş olması, Pınar’ı çok mutlu etti. Michael Damian’la birlikte, “Don’t Make Me Wait” parçasına, İngilizce ve Türkçe olarak düet yaptılar. Büyük beğeni toplayan parça, Damian’ın, Amerika’da çıkardığı albümde de yer aldı.

Parçanın klibi, Türk kanallarının yanı sıra Amerikan MTV ve E Channel’de sık sık yayınlandı. Aynı parça, Aylin’e bir de ödül getirdi. Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi’nin düzenlediği 1. Bahar Şenliği Özel Ödülleri’nde “En İyi Pop Kadın Sanatçısı Ödülüne” layık görüldü.

Aşkı, bir fedakarlık olarak algılayan Pınar Aylin, şu sıralar evli olduğu Mert Tokatlıoğlu ile, Mert’in, uzun yıllar Hollanda’da olmasından kaynaklanan ayrılık acıları yaşadı. Ama aşk sınır tanımıyordu. Günde defalarca telefonla konuşan sevgililer, Pınar’ın hasrete dayanamaması nedeniyle de sık sık Hollanda’da bir araya geliyorlardı. Şu sıralar, Pınar’ın evinde bulunan bir çok eşya ve çiçek de, o dönemlerde, Hollanda’dan satın alınarak Türkiye’ye getirilmiş. Pınar, antika eşyalardan da çok hoşlanıyor. Pınar’ın eşi Mert Tokatlıoğlu, bankacı ve evde tertibe çok önem veren bir insan. İkisi de seyehat etmeyi, santranç oynamayı, film izlemeyi çok seviyor.

Pınar, herkesin evliliği yürütebilecek güçte olmadığını, ancak birbirini çok seven ve tanıyan insanların birlikte yaşayabileceklerine inanıyor. Bir kolonyalı mendil hastası. Çantasından kolonyalı mendili eksik olmuyor. Çantasından eksik olmayan, sadece kolonyalı mendiller değil, abur cubur yiyecekler, cep telefonu, kağıt, kalem, fotoğraflar da daima Pınar’ın çantasında yerlerini alıyorlar.

 Türkiye’nin her köşesini seviyor ama özellikle, Çeşme’nin onun için büyük önemi ve değeri var. Orada yazlıkları olduğu için çocukluğu ve ilk gençliği Çeşme’de geçmiş. Pınar, kişiliğini birbirinden bağımsız hareket eden bir çok karakterin oluşturduğunu söylüyor. Onları dörde ayırmış, biri doğal, çocuksu, öteki, katı ve realist, diğeri, sulu gözlü, duygusal, dördüncüsü ise, deli dolu, neşeli.

 Pınar, müziğin, çevreci sanatçılarından biri. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın aktif bir üyesi olan sanatçı, geçtiğimiz yıllarda da “Bir Fidan Sizden, Bin Şarkı Bizden” konserlerinde de görev almıştı. Özellikle orman yangınlarına çok üzülen Pınar, bu konuda gösterilen bir filmi izlerken daima gözlerinin dolduğunu hatta ağladığını söylüyor. Filmde, bir orman yangınında, yavrularını kurtarmaya çalışırken, yanarak ölen bir anne kuş görüntülenmiş. Pınar’ın kolundaki, panda dövmesinin de özel bir anlamı var. Panda, Dünya Çevre Koruma Vakfı’nın amblemi.

Pınar için diğer bir önemi ise, çok sevdiği bu hayvanların nesillerinin hızla tükeniyor olması. Pınar’ın tutkularından birisi de güneş… Güneşe ve ondan yayılan ışığa duyduğu sevgi, onun ikinci albümünün adını “Güneşten” koymasına neden olmuş.

Pınar’ın erkek kardeşi Efe de şu sıralar albüm hazırlama çalışmaları içerisinde. Yakında onun şarkılarını da dinleyeceğiz. Pınar, sürekli yediği halde, formunu koruyan ender insanlardan biri. Yemeğin üstüne, çikolata ve cips yemesiyle tanınıyor

Sayfa 1 Sonraki 212»